yaşasın ne kadar da hedonist yaklaşıyoruz birbirimize - bol sözlük

yaşasın ne kadar da hedonist yaklaşıyoruz birbirimize

başlık no:21381 okunma:925

  1. bir parça yaptım yapıcı yorumlarınızı bekliyorum.




    kanove | ? | 16.11.2017 00:16
    (#117816)
  2. (bkz: ağaçkakan tarzı şarkı sözü yazma rehberi)
    sapinakadarinsan | ? | 16.11.2017 00:29
    (#117817)


  3. ne yazık ki katılamayacağım.
    (bkz: üslup)
    kanove | ? | 16.11.2017 00:35
    (#117818)
  4. bu ağaçkakan tarzı değil de ah muhsin ünlü (bkz: onur ünlü ) tarzı olmuş. yanda youtube "şehri terk ettim bana isa ayıkla" çalışmanı gösterdi. muhsin ünlü yani bu çok açık. günümüzde kendisini taklit etmeye çalışan cidden hatırı sayılır derecede bir kalabalık var ve malesef bi boka benzemiyorlar açık konuşmak gerekirse. bu arkadaşları piyasada bol bol görebileceğiniz 4., 5. sınıf edebiyat dergilerinde de görebilirsiniz. bu bağlamda senin yerinde olsam kendime başka birini örnek seçerdim çünkü bu adamın hem bir sürü kopyası var hem de taklit edilmesi halinde aşırı yüzeysel kalınıyor. bunun başlıca sebebi onun yakaladığı abstractlığı yakalayamamak ve onun geçtiği merhalelerden geçmeden bu işe kalkışmak. gençliğine dair anlattıklarına bakarsanız ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.

    kimi örnek almalıyım dersen direk bir isime yönlendirmenin doğru olacağını düşünmediğimden bu konuda bir şey diyemem ama başlangıç için en azından daha açık lirikler yazmayı denemeni tavsiye ederim. mezar virtüözü, öğlen ayartması, kalender(saian verse) şarkılarındaki lirikler gibi. yapabiliyorsan ilk önce bunlardan da açık yazmanı tavsiye ederim çünkü açık bir sanat ortaya koymadan abstract-soyut denilecek çalışmalar ortaya koymanın mastürbasyonla eşdeğer olduğunu düşünüyorum. bu konuda da misal karaçalı önce sesindeki haziran'ı yaptı sonra sesindeki yalnızlık'ı yaptı. ilki gayet açık, somut bir anlatıma sahipken ikincisinde soyutlamalar biraz daha fazla devreye girdi.

    vidyo için seçtiğin kesiti ise beğendim. o konuda tebrik ederim. genelde film kesitleri üzerine koyulan şarkı konseptlerini sevmem.

    altyapıda ise bir şey eksik. yani en azından bir rep parçası için. işin mutfak kısmından anlamıyorum, o yüzden bu son dediğimi ciddiye almayabilirsin. önce attığın bir kaç işi de hatırlıyorum bu tarzdaydı. şahsen bence biraz vokalini hareketlendirip altyapıyı da ona göre biraz hareketlendirmelisin ya da yok ben bu tarz vokalde kalıcam dersen en azından nakarat kısımlarında bir hareket lazım. çünkü müzik üzerine düz şiir okuma gibi bir şey bu. yok ben düz şiir yazıp okuyacağım dersen de ismet özel'e ve beyti engin'e bakabilirsin.

    liriklerinle alakalı da bir şeyler diyeyim. ikinci versete cümleler var. hepsi ayrı ayrı tek satırlık da olsa var. iyi bir şey bu. ama ilk verse bu konuda cidden kötü durumda. tabiri caizse "dur bi matafor sıkayım da anlamlı olsun, şuraya da karşılığı olmayan bir şey yazayım da iyice gizemli olayım" kafasıyla yazılmış durumda. bunların senin zihninde ve hayatında karşılığı olabilir ama bize etki etmesi için bunların neye tekabül ettiğini açıklaman lazım. ben şahsen bunun yerine daha anlaşılır ve somut teşbihlerle anlamı bizim yorumumuza bırakmanı isterim bu hususta.

    neyse eyyorlamam bu kadar. ayrıca sapınakadarinsan'ın entrisinin de dert edilecek bir üslupta olduğunu düşünmüyorum. bu kadar alıngan olmak hasta yapar adamı.
    anonim | ? | 16.11.2017 01:29
    (#117824)
  5. yorumun için teşekkür ederim öncelikle. muhsin ünlü çok kurcaladığım ve cidden sevdiğim bi şair ve bu şarkıda bi atıfta bulunmak istedim, lakin muhsin ünlü'yü taklit eden bi lirik bütünlüğü değil de izlenimler ve etkilenmeler taşıdığını söylemek daha doğru geliyor bana, ki bu sadece muhsin ünlü'den değil bodler'den allen ginsberg'a kadar okuduğum bir çok şairden. evvela bu benimde kabullendiğim bir şey ama ismet özel'den, ne bileyim asaf halet'ten ya da x'ten taklit gibi duruyor olması o şairi kendinize idol belirlemeniz ve o şiirler gibi yazma isteğinizin olması gerekir. burda yaptığımın nacizane bi atıf olduğu kanısındayım.

    lirik konusundaki eleştirine gelirsem fikrini önemli bulmakla birlikte bir iki şey açıklamak istiyorum: açık çok yazdım. açık şiiri bi yerden sonra 'benim için' basit şiir olarak idrak ettim fakat kapalı yazmamdaki amaç, a gizemli yazıyorum, çok havalıyım triplerine girmiş bi insanı oynamak değil, bana hoş gelen bu , benim anladığımı anlatamamam hoşuma gidiyor. bir şiiri ne kadar anlaşılsın olsun isterseniz, o kadar normal bi şiir yapmış olursunuz diye düşünüyorum. anlaşılmak değil de hissettirmek istiyorum. burda önemli bi nokta var, kapalı yazarsınız, muhayyile zorlayacak betimlemeler yaparsınız fakat hissettirmek için de bi vuruculuğun olması şart yani kapalı şiir yazmak garip betimlemelerden oluşan nefes alamayan bi şiir yazmak değil bence.

    prodüksiyon olarak dediğini anlayabiliyorum, mix konusunu yeni yeni çözmeye çalışıyorum çünkü, umarım canlılığı tutturabilirim.

    ayrıca sapınakadarinsan'ın üslubunu değil, şiirdeki üslup'u kastetmiştim orda.

    teşekkür ederim yapıcı yorumların için.


    kanove | ? | 16.11.2017 02:16
    (#117831)
  6. liriklerde konu bütünlüğü bazı yerlerde kopmuş. kopmasa daha iyi. tamamen apayrı şeylerden bahsedince birbirini takip eden cümlelerde, özellikle spoken word'de anlamını yitiyor bence ve biraz daha akıcı flowlara ihtiyacın var gibi. yer yer yapmışsın 'ya güneş patlarsa...' kısmı ile başlayan ilk yüksek kısım oldukça iyi mesela. karaçalı'nın ilk albümündeki şairenelik var. tadında yani.
    2.verse'de biraz fazla tekrar etmişsin gibi güneş patlarsa'yı. daha da fazla, daha da yaratıcı flowlarla harmanlasan çok daha güzel olurmuş. bu tarza yakın olan ağaçkakan'ı underground yıllarından beri bilen biri olarak yer yer iyi şarkıları olsa da üretmek için ürettiği çoğu zamanda küçük iskender'leştiğini ve sıradanlaştığı için bayağılaştığını düşünüyorum. bu tarzı icra ederken doğru edebiyat akımına kapılmak önemli. sürrealizm zor bir iş çünkü. şiir olarak yazması çok daha kolay oluyor bu tarz şeyleri. ama rap müzikle harmanlamak gerektiğinde en ufak sırıtış bile göze çarpabiliyor.
    beat de oldukça doğru bir seçim olmuş.

    edebiyat ile içli dışlı olan, şiir yazan, okuyan, eden bir rapçinin daha olduğunu bilmek beni şahsen mutlu etti. birlikte çalışmak isterim kesinlikle bir zaman.
    otuzbirciabi | ? | 16.11.2017 02:37 ~
    (#117832)


  7. teşekkür ederim önerilerin için, dikkate alacağım kesinlikle.
    o akımı rap'e dökmek, kendisini bulmaktan daha zor dediğin gibi. aslında yapmak istediğim somut kelimelerle soyut bi dünya yaratmak, tamamen bunu yapmak fakat kağıtta kalıyor ister istemez, hâla kurcalıyorum bakalım.
    şahsen ben de mutlu oldum, bunları bu müzik sayesinde konuşabilmek güzel ve pek tabii ben de çalışmak isterim.

    odamdan selamlar.
    kanove | ? | 16.11.2017 02:54
    (#117837)
  8. yarın sabah bir ödev teslimi hazırlayacağım entri girmeyecektim ama mesele şiir olunca tahrik oluyorum. Bir de çok güzel bir entri girmişsiniz iyice tahrik oldum. taklitten kastım senin de dediğin gibi şiirin verdiği izlenim, bıraktığı etki ve oluşturulan yapısı itibariyle olan benzerlikti. Yani bir atıfla kalmamış, bu alanlarda da çok açık benzerlikler kurmuşsun. Taklit gibi duruyor olması için idol belirlemeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Bu kadar ortak noktada benzerlik olması ona taklit sıfatı vermeye yeterli diye düşünüyorum. Siz taklit değil sadece etkilenme diyebilirsiniz ama bu kadar etkilenmenin genel olarak sanat özel olarak şiir hususunda sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda Yolcunun kendisinden öncekileri iyi bir şekilde analiz edip onların bastıkları yerlere zaman zaman basarak ama olabildiğince kendi rotasını tayin etmeye çalışarak ilerlemesi taraftarıyım. Ben daha özgün bir tarz ve cümleler üzerinde düşünmenizi tavsiye ederim nacizane. Özellikle cümleler üzerinde.

    Lirikler hususunda gerçekten güzel bir savunma yapmışsınız. Öncelikle bunu tebrik edeyim. Doğrusu bu savunmayı yapabilen birisinin belirli merhaleleri aşmış olduğu çok açık, bu yüzden sözü uzatmanın lüzumu yok. Ben direk sonda “bi vuruculuğun olması şart” kısmına geleyim. İşte burada eksikler var. Vurucu, adamı duyduğu anda yerine mıhlayan sözler yok. Esasen etkilenmekle kalmayıp direk taklit sıfatını vermemin sebebi de bu. muhsin ünlü’den sonra benim en çok denk geldiğim kendisinden etkilenilen ikinci isim de ismet özel. Fakat ondan etkilenenler için taklit diyemem doğrusu. Çünkü onlarınkinde benzerlikler bu denli yoğun ve kapsamlı olmayıp arada vurucu cümleler de mevcut. Umarım kastım anlaşılmıştır.
    anonim | ? | 16.11.2017 03:04 ~
    (#117842)
  9. altyapıda sample alınca sıkıntı yok,lirikte sample alınca huoamunaa.
    650 gayme maas | ? | 16.11.2017 03:10
    (#117844)
  10. etkilenmelerin bu kadar ağır, şiirin de a bu muhsin ünlü şiiri gibi dedirticek, taklit sıfatını alabilecek pek bi bağnazlık göremiyorum. bu konuda sözleri incelemek gerekiyor bence, bu şiir muhsin ünlü kokuyor eleştirisini alabileceğim memur ve cumhuriyet kelimeleri belki, onlar bir çağrıştırım yapabilir gibime geliyor.
    'şol' ve 'ol' u bile kullanmışsın daha ne olsun be kardeşim gibi bi cevap alabilme ihtimaline karşı da yunus emre okuduğumu belirtebilirim. (muhsin ünlü'den önce.)
    deus sive natura belki veritas omnia vincit'i çağrıştırabilir bittabi latince olduğundan fakat yine belirteyim bi taklit niteliğini taşısın diye yazılmadı, spinoza'ya atıf.
    fakat bu şekilde derin düşünürsek, herkes birbirine benziyor olucak. buradaki temel husus üslup bence. muhsin ünlü'nün çok farklı bi üslubu var, harici mizahı var, harici kelimeleri cambazlaştırışı var. ben şiirimde böyle şeyler göremiyorum.
    vuruculuk kısmındaki yorumuna saygı duyuyorum, bu liriklerde şahsen vuruculuk var ama aman aman mı o biraz hissetmekle alakalı sanırım. herkes her şeyi aynı hissedemeyebilir veya her cümle herkese aynı hissettirmez. önüme yaşanmışlıkla beraber sunulduğunda belki de ben öyle hissediyorum.
    kastını anladım, umarım bende bir şeyler anlatabilmişimdir.







    kanove | ? | 16.11.2017 04:02
    (#117852)
  11. Isim biraz daha uzun olabilirdi sanki... Bilemedim...
    anonim | ? | 16.11.2017 04:07
    (#117854)
  12. Gerçekten ilk entriye ne kadar sevindiysem ikinci yazdığın entride de o kadar hayal kırıklığına uğradım. Öncelikle takliti bağnazlık olarak değerlendirmiyorum. İkinci olarak sözleri inceleyelim demişsin kelimeleri örnek vermişsin. Hocam allah aşkına sence bi iki kelime aynı olduğu için böyle bi laf söylüyo olabilir miyim? Bu sığlıkta hangi seviye allah aşkına?

    Neyse ki sonradan “bu şekilde derin düşünürsek herkes birbirine benzer” demişsin ama bu bence derinlik değil bildiğin sığlık. Kullanılan kelimeler aynı diye birini birine benzetmek baya ciddi bir yüzeysel eleştiri. Uslubunuz benzer ki bunu fark edip söyledim ve siz de “evet, sevdiğim, incelediğim bir şair” dediniz. Ben dışarıdan okuyucu olarak bunu fark edebiliyorum, siz istediğiniz kadar yok diyebilirsiniz, okuyucu veya dinleyici -ne derseniiz artık- gözünde bunun fark edilmesi yeterli.

    Vuruculuk da ilk entride dediğim gibi, sizin hayatınızda ve düşünce dünyanızda bir şeylere tekabül ediyor olabilir, olabilir değil muhakkak ediyor ama sunduğunuz kişilerde her hangi bir şeye tekabül etmiyor. Hissiyatı harekete geçirecek deyişler göremiyorum bu çalışmada. Varsa sözlükten şu çalışmada hissiyatını harekete geçiren buyursun, hangi sözün kendi dünyasında nereye denk düştüğünü söylesin. Ben birkaç kişi çıkarsa ne mutlu diyeceğim.
    anonim | ? | 16.11.2017 09:57
    (#117864)
  13. Ah muhsin ünlü şiirini anımsattı ismi.
    kirito | ? | 16.11.2017 10:01
    (#117865)
  14. onaylayamamakla birlikte saygı duyuyorum diyeyim o zaman.
    kanove | ? | 16.11.2017 14:08
    (#117875)
  15. fb | twt | youtube | insta | spotify | anket | uyarı | devlog